Bilgi Güvenliği Derneği Yönetimi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Bakan Yardımcısı Sayın Ahmet Hamdi ATALAY’ı Dernek Merkezinde ağırladı.
14 Ekim 2026
Bilgi Güvenliği Derneği Yönetimi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Bakan Yardımcısı Sayın Ahmet Hamdi ATALAY’ı Dernek Merkezinde ağırladı.
14 Ekim 2026

19. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı (ISC Türkiye 2026) “Yeni Dünya Düzeninde Siber Savaşlar” ana temasıyla,  20-21 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirildi.

2.000’in üzerinde katılımcıyı bir araya getiren ISC Türkiye 2026, Türkiye’nin siber güvenlik geleceğini, dijital egemenliği ve küresel güç mücadelesinin siber boyutunu gündeme taşıdı. 22 Ekim 2026, ANKARA.

Bilgi Güvenliği Derneği tarafından bu yıl 19’uncusu düzenlenen Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı (ISC Türkiye 2026), 20-21 Ekim 2026 tarihlerinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığının katkı ve desteğiyle düzenlenen konferans, “Yeni Dünya Düzeninde Siber Savaşlar” ana temasıyla kamu, askerî kurumlar, akademi ve özel sektörden üst düzey temsilcileri, uzmanları ve araştırmacıları bir araya getirdi. İki gün boyunca 2.000’in üzerinde katılımcının yer aldığı konferans, siber güvenliğin ulusal güvenlik, savunma, teknoloji ve uluslararası rekabet açısından taşıdığı stratejik önemi ortaya koydu.

Konferansın açılışında Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, BTK Başkanı Mehmet Koçyiğit, Bilgi Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Alkan ve Konferans Başkanı M. Tuncay Gençoğlu başta olmak üzere kamu ve güvenlik kurumlarının üst düzey temsilcileri, üniversite yöneticileri, akademisyenler ve sektör temsilcileri yer aldı. Açılış programına ayrıca, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil de katıldı.

BGD YK Başkanı Sayın Alkan konuşmasında, derneğin 19 yıllık faaliyetini üç misyon üzerinden özetledi: Toplumda siber güvenlik farkındalığını yükseltmek, ülkenin ihtiyaç duyduğu uzman insan kaynağının yetişmesine eğitimler ve yaz-kış kamplarıyla katkı vermek, yerli ve milli çözümler üreten sektörün güçlenmesini desteklemek. Derneğin yıllardır her platformda savunduğu “siber güvenlikte tek bir düzenleyici otorite” talebinin Siber Güvenlik Başkanlığının kurulmasıyla karşılık bulduğunu, bundan sonra derneğin kamu, üniversite ve sektör arasında bir arayüz olarak çalışmaya devam edeceğini söyledi. 2007’den beri konferansa ev sahipliği yapan BTK’ya teşekkür ederek bu yılın BTK’daki son etkinlik olduğunu, 20. konferansın ODTÜ ev sahipliğinde yapılacağını duyurdu.

(Sayın Alkan’ın konuşmasına ilişkin videoya buradan erişilebilir.)

Konferans Başkanı Sayın Gençoğlu konuşmasında, 19 yıldır bilgi güvenliğini konuşan konferansın bu yıl “bilginin ve güvenin istiklal ve istikbalini” müzakere ettiğini söyledi. Siber savaş temasını çağın köklü dönüşümünün bir tezahürü olarak nitelendirdi; siber güvenliği ulusal egemenliğin, stratejik bağımsızlığın ve geleceği tayin etme kudretinin asli unsuru olarak tanımladı. Yapay zekâ ve kuantum teknolojilerinin dönüştürdüğü dünyada güvenliğin, tehditlere yalnızca mukabele edenlerin değil “güvenin yeni mimarisini ilim, akıl ve irfanla inşa edenlerin” eseri olacağını, Türkiye’nin bu dönüşümde yön verenler arasında yer alacağına inandığını ifade etti.

(Sayın Gençoğlu’nun konuşmasına ilişkin videoya buradan erişilebilir.)

ODTÜ Rektörü Sayın Yozgatlıgil konuşmasında, siber güvenliği ülkenin milli güvenliğinin, ekonomik gücünün ve teknolojik bağımsızlığının temel unsuru olarak tanımladı ve ODTÜ’nün bu alandaki kapasitesini aktardı: 2002’den beri kriptografi araştırmacısı yetiştiren Uygulamalı Matematik Enstitüsü ve kuantum sonrası kriptografi çalışmaları, Enformatik Enstitüsündeki siber güvenlik yüksek lisans programı, ODTÜ Teknokent’teki siber güvenlik firmaları ve hızlandırma programları. Kuzey Kıbrıs Kampüsünde açılan siber güvenlik mühendisliği lisans programını “adaların siber güvenlik çalışmaları için uygun yerler” olduğu düşüncesiyle gerekçelendirdi; kampüsten öğrencilerin konferansa getirildiğini belirtti. Üniversitenin birikimini kamu ve sanayiyle ortak araştırmalara ve uygulanabilir çözümlere dönüştürmeyi önemsediklerini söyleyerek 20. konferansa ev sahipliği yapmaktan onur duyacaklarını ifade etti.

(Sayın Yozgatlıgil’in konuşmasına ilişkin videoya buradan erişilebilir.)

BTK Başkanı Sayın Koçyiğit konuşmasında, siber savaşın bir yazılım açığıyla da bir sinyal karıştırıcıyla da görünmez biçimde sürdüğünü, ENISA’nın Eylül raporuna göre AB’yi etkileyen olayların yarısından fazlasının hizmet dışı bırakma saldırısı olduğunu ve en çok hedef alınan sektörün kamu olduğunu aktardı.

(Sayın Koçyiğit’in  konuşmasına ilişkin videoya buradan erişilebilir.)

SGB Başkanı Sayın Önal konuşmasını üç soru etrafında kurdu: Dünya nereye evriliyor, tehdit nerede duruyor, biz ne yapmalıyız? 21. yüzyılda gücün veri, algoritma ve hesaplama kapasitesiyle ölçüldüğünü; jeopolitik gerilimlerin olduğu her yerde bir siber cephenin açıldığını, 2024 yazındaki hatalı yazılım güncellemesinin saldırgan olmadan da milyonlarca cihazı çökertmesinin “bağımlılıklarımız düşmanlarımızdan daha büyük bir zafiyet olabilir” dersini verdiğini söyledi. Fransa’da market zincirlerinin soğutma sistemlerine yapılan uzaktan müdahaleyi, Eylül ayında kripto varlık saldırılarında kaybedilen yaklaşık 768 milyon doları örnek verdi. Tehdidi dijital, fiziksel ve bilişsel olmak üzere üç boyutta tanımladı; bilişsel boyutu “en az konuşulan ama en tehlikeli” boyut olarak nitelendirdi ve bu üç alanın ayrı kurumlar, ayrı bütçeler ve ayrı dillerle yönetilmesi hâlinde saldırganın hep bir adım önde olacağını vurguladı. Konuşmasının merkezine koyduğu dijital egemenliği veri egemenliği, siber dayanıklılık ve caydırıcılık, teknoloji egemenliği, bilişsel egemenlik ve normatif egemenlik olmak üzere beş ayak üzerinde tanımladı. Somut gelişmeler olarak 5 Mayıs 2026’da toplanan ilk Siber Güvenlik Kurulunu, dijital devlet ve kamuda yapay zekâ yetkilerinin Başkanlık çatısı altında toplanmasını ve 47 görev alanında uzman alımını aktardı. Çağrıları: siber güvenliği üst yönetim meselesi yapmak, kamu-akademi-özel sektör arasında tehdit istihbaratı paylaşımı ve ortak tatbikat, dayanıklılık odaklı düşünmek, insanı merkeze almak, küresel iş birliği. “Savaşı en çok teknolojiye sahip olan değil, en iyi birlikte hareket edebilen kazanacak” sözüyle bitirdi.

(Sayın Önal’ın konuşmasına ilişkin videoya buradan erişilebilir.)

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Uraloğlu, veriyi yeni çağın en stratejik kaynağı olarak tanımladı ve bir ülkenin gücünün veriyi üretme, kendi topraklarında tutma, işleme, koruma ve değere dönüştürme kabiliyetiyle ölçüldüğünü söyledi. Veri merkezlerini “Türkiye’nin yeni dijital kaleleri” olarak konumlandırdı: Temmuz’da Gölbaşı’nda temeli atılan 35.300 metrekarelik Türksat Veri Merkezi (mevcut kapasiteyi ilk fazda 3, ikinci fazda 8 katın üzerine çıkaracak) ve Eylül’de hizmete giren Vodafone İzmir Veri Merkezi. Ulusal Siber Güvenlik Strateji ve Eylem Planı 2024-2028 kapsamında 6 stratejik amaç, 18 hedef ve 61 eylem belirlendiğini, bir sonraki planı Siber Güvenlik Başkanlığının hazırlayacağını belirtti. 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu ile politikaların tek elden belirlenmesinin sağlandığını, Türkiye’nin ITU 2024 Küresel Siber Güvenlik Endeksi’nde tam puanla Seviye 1 “rol model ülke” kategorisinde yer aldığını hatırlattı. Çocukların dijital ortamda korunmasını siber güvenlik çabalarının en öncelikli boyutu olarak sundu: 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmetinin sınırlandırılması, e-Devlet üzerinden yaş doğrulaması, 15-18 yaş grubu için özel tedbirler ve zorunlu ebeveyn kontrol araçları.

(Sayın Uraloğlu’nun konuşmasına ilişkin videoya buradan erişilebilir.)

Kamu ve askerî kurumların üst düzey temsilcileriyle akademi ve özel sektörü aynı platformda buluşturan konferans, Türkiye’nin siber güvenlik kapasitesinin geliştirilmesi, kritik altyapıların korunması ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir buluşma niteliği taşıdı.

Yeni dünya düzeninde siber güç ve stratejik bağımsızlık

Dijital teknolojilerin ülkelerin ekonomik, siyasi ve askerî gücünde belirleyici hâle gelmesiyle birlikte siber uzay, küresel güç mücadelesinin en kritik alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Kritik altyapılara yönelik siber saldırılar, dijital casusluk faaliyetleri, veri güvenliği ihlalleri ve gelişmiş teknolojilerin savunma alanındaki kullanımı, ülkelerin ulusal güvenlik stratejilerini doğrudan etkiliyor.

ISC Türkiye 2026’nın ana teması olan “Yeni Dünya Düzeninde Siber Savaşlar”, bu dönüşümü teknik, stratejik ve jeopolitik boyutlarıyla ele aldı. Konferansta siber tehditlerin değişen niteliği, ulusal siber güvenlik stratejileri, kritik altyapıların korunması, kriptolojinin stratejik önemi ve Türkiye’nin siber güvenlik kapasitesinin geliştirilmesi gibi konular öne çıktı.

Konferans, siber güvenliğin yalnızca teknik bir savunma alanı olmadığını; ulusal egemenlik, ekonomik güvenlik, savunma, diplomasi ve teknolojik bağımsızlıkla doğrudan ilişkili stratejik bir mesele olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Üç temel başlıkta siber güvenlik gündemi

Konferans programı, değişen küresel güvenlik ortamında siber tehditlere karşı geliştirilecek yaklaşımları üç temel başlık altında ele aldı:

  • Siber Dayanıklılık ve Caydırıcılık: Siber saldırılara karşı hazırlıklı olma, tehditleri tespit etme, saldırılara etkin biçimde müdahale etme ve kritik sistemlerin sürekliliğini sağlama.
  • Platform Siber Güvenliği: Dijital platformların, iletişim sistemlerinin ve stratejik teknoloji altyapılarının güvenliğinin güçlendirilmesi.
  • Küresel Rekabette Teknoloji Savaşları ve Siber Casusluk: Teknolojik üstünlük mücadelesi, siber istihbarat, bilgi güvenliği ve dijital egemenlik konularının değerlendirilmesi.

Bu başlıklar kapsamında kamu kurumlarının, güvenlik birimlerinin, savunma sanayisinin, üniversitelerin ve özel sektörün siber güvenlik alanındaki sorumlulukları ve iş birliği imkânları gündeme geldi.

Kamu, savunma sanayisi ve özel sektör aynı platformda buluştu

Konferansın oturumları, siber güvenliğin farklı sektörler açısından taşıdığı önemi ortaya koydu.

“Siber Dayanıklılık ve Caydırıcılık” başlıklı oturumda kamu yönetimi, güvenlik birimleri ve telekomünikasyon sektörünün siber tehditlerle mücadeledeki rolleri ele alındı. Siber saldırılara karşı hazırlıklı olma, operasyonel sürekliliği sağlama ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi, ulusal siber dayanıklılığın temel unsurları olarak öne çıktı.

(Siber Dayanıklılık ve Caydırıcılık Oturumu konuşmacılarına ilişkin videoya buradan erişilebilir.)

“Platform Siber Güvenliği” oturumu, savunma sanayisi ve stratejik bilişim altyapılarının korunmasına odaklandı. Aselsan, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, Türksat ve Havelsan gibi kurum ve kuruluşların temsil edildiği program, kritik teknolojilerin güvenliği ve Türkiye’nin stratejik sistemlerinin korunması konularını gündeme taşıdı.

(Platform Siber Güvenliği Oturumu konuşmacılarına ilişkin videoya buradan erişilebilir.)

“Küresel Rekabette Teknoloji Savaşları ve Siber Casusluk” başlıklı oturumda ise teknolojik üstünlük mücadelesinin siber boyutu, dijital istihbarat faaliyetleri ve küresel rekabet ortamında bilginin korunmasının önemi ele alındı.

(Küresel Rekabette Teknoloji Savaşları ve Siber Casusluk Oturumu konuşmacılarına ilişkin videoya buradan erişilebilir.)

Farklı sektörlerden uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen oturumlar, siber güvenlikte etkili sonuçlara ulaşmanın yalnızca teknolojik çözümlerle değil, güçlü koordinasyon ve ortak bir güvenlik yaklaşımıyla mümkün olduğunu gösterdi.

Yapay zekâ çağında siber güvenlik: Yeni tehditler, yeni savunma yaklaşımları

Konferansın ikinci gününde gerçekleştirilen “Süper Zekâ Çağında Siber Güvenlik Çalıştayı”, yapay zekâ teknolojilerinin siber güvenlik alanında oluşturduğu fırsatları ve riskleri gündeme taşıdı.

Yapay zekâ destekli saldırılar, yeni nesil tehdit tespit mekanizmaları, etmen yapay zekâ sistemlerinin güvenliği ve 6G çağında ortaya çıkabilecek riskler, çalıştayın öne çıkan konuları arasında yer aldı. Yapay zekânın hem saldırı hem de savunma kapasitesini dönüştürdüğü günümüzde, güvenli teknoloji geliştirme süreçlerinin ve proaktif savunma yaklaşımlarının önemi değerlendirildi.

Konferansın eğitim programında bilgi güvenliği yönetimi, DevSecOps ve veri sızdırma vakalarının adli bilişim perspektifiyle incelenmesi gibi uygulamaya dönük başlıklara da yer verildi. Böylece stratejik değerlendirmelerin yanı sıra teknik uzmanlık ve uygulama becerilerinin geliştirilmesi de desteklendi.

Akademik araştırmalar ve kriptolojinin geleceği

ISC Türkiye 2026, bilimsel araştırmaların ve teknolojik yeniliklerin paylaşılmasına imkân sağlayan akademik programıyla da dikkat çekti.

Akademik oturumlarda kriptografi, kuantum sonrası kriptografi, blokzincir, yapay zekâ destekli siber güvenlik, ağ güvenliği, kimlik doğrulama ve güvenli sistem tasarımı gibi alanlardaki çalışmalar ele alındı.

Kuantum bilgisayarların mevcut kriptografik sistemler üzerindeki olası etkileri ve kuantum sonrası kriptografik yöntemlerin geliştirilmesi, geleceğin güvenli iletişim altyapıları açısından önem taşıyan konular arasında yer aldı. Yapay zekâ destekli tehdit tespiti, güvenli dijital kimlik mekanizmaları ve yeni nesil haberleşme altyapılarının korunması da bilimsel ve teknolojik gündemin önemli başlıklarını oluşturdu.

Oturum başkanlığını Prof. Dr. Şeref Sağıroğlu’nun yaptığı davetli konuşmacı oturumunda,  Finlandiya’daki LUT Üniversitesinden Prof. Dr. Najmul Islam “Blockchain Tabanlı Sistemlerin Sorumlu, Güvenilir ve Yasal Tasarımı ve Kullanımı” başlıklı sunumunda, blokzincir tabanlı sistemlerin sorumlu, güvenilir ve hukuka uygun tasarımı ve kullanımı üzerine değerlendirmelerde bulundu.

(Davetli konuşmacı oturumuna ilişkin videoya buradan erişilebilir.)

Akademik program, üniversitelerde üretilen bilimsel bilginin kamu kurumları ve sektörün uygulama deneyimiyle buluşmasına katkı sağlarken araştırmacılar, uzmanlar ve teknoloji geliştiricileri arasındaki bilgi alışverişini destekledi.

Siber güvenliğe katkı sunan çalışmalar ödüllendirildi

Konferans kapsamında gerçekleştirilen Siber Güvenlik Üstün Hizmet Ödülleri ve plaket töreni, siber güvenlik alanına katkı sunan kişi ve kurumların çalışmalarının takdir edilmesi açısından programın önemli bölümlerinden biri oldu.

7 daldaki ödüller;

Kurumsal dalda,

T.C. MSB Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin TOKEL, 

ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet YOZGATLIGİL ve

EGM Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Oykun İLGÜN’e;

Bireysel dalda,

Prof. Dr. Ersan AKYILDIZ ve

Prof. Dr. Ali Aydın SELÇUK’a;

Medya dalında,

Murat GÖÇE BTHaber’e,

Özel firma dalında,

CberWise Genel Müdürü Aret KILLIOĞLU’na verildi.

Bilgi güvenliği alanında bilgi birikiminin geliştirilmesi, uzmanlığın yaygınlaştırılması ve Türkiye’nin siber güvenlik kapasitesine katkı sağlayan çalışmaların görünür kılınması, sektörün gelişimi açısından önem taşıyor.

Ödül ve plaket töreni, siber güvenlik alanında emek veren uzmanların ve kurumların katkılarının takdir edilmesine ve mesleki farkındalığın güçlendirilmesine yönelik anlamlı bir buluşma niteliği taşıdı.

(Siber Güvenlik Üstün Hizmet Ödülleri ve plaket törenine  ilişkin videoya buradan, erişilebilir)

Ayrıca, ISC Türkiye 2026 Konferansına sponsor olarak destek veren firmalar şu şekildedir;

Platin Sponsorlar: Türksat, Türkcell, TürkTelekom, Türknet, Vodafone;

 Altın Sponsor: Labris Networks,

Gümüş Sponsorlar: Anayurt Teknoloji, Aselsan, CberWise,

Yaka Kartı Sponsoru: Picus,

Eğitim Sponsoru: Türktrust,

Stant Alanı Sponsorları: Ankara Üniversitesi Teknokent, Beyes, Difose, Kuantum Siber Güvenlik, Nanova Teknoloji Sistemleri, Nesil Teknoloji, Niltek

Medya ve İletişim Sponsorları: Anadolu Ajansı, Bookmark, Ict Media, Dijital Gündem (DG), BTHaber, Maramiro.

(Sponsorluk Plaket Törenine ilişkin videoya  buradan, erişilebilir.)

Türkiye’nin siber güvenlik ekosistemine katkı

2007 yılından bu yana düzenlenen Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı, Türkiye’de bilgi güvenliği ve kriptoloji alanlarında bilimsel çalışmaların paylaşılmasına, sektörün gelişimine ve farklı paydaşlar arasında iş birliğinin kurulmasına katkı sağlıyor.

Bilgi Güvenliği Derneği öncülüğünde düzenlenen konferans; üniversiteleri, kamu kurumlarını, savunma ve güvenlik alanındaki paydaşları, araştırmacıları ve özel sektör temsilcilerini ortak bir platformda buluşturuyor.

Bu yıl 19’uncusu düzenlenen ve 2.000’in üzerinde katılımcıyı bir araya getiren ISC Türkiye 2026, siber tehditlerin giderek karmaşıklaştığı bir dönemde Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik kapasitesinin geliştirilmesi, nitelikli insan kaynağının desteklenmesi ve üniversite-kamu-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi yönündeki ihtiyacı bir kez daha ortaya koydu.

Konferansın ortaya koyduğu temel yaklaşım, dijital geleceğin güvenliğinin güçlü kurumsal iş birliği, bilimsel araştırma, nitelikli insan kaynağı ve sürdürülebilir güvenlik politikalarıyla mümkün olacağı yönünde şekillendi.

Bilgi Güvenliği Derneği, bilgi güvenliği ve kriptoloji alanlarında farkındalığın artırılması, bilimsel bilgi birikiminin geliştirilmesi ve Türkiye’nin siber güvenlik ekosisteminin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürmektedir.